Mithra Coffee and Tea Co. olarak kahve tutkumuzla çıktığımız bu yolda en kaliteli egzotik filtre kahveleri sizlerle buluşturuyoruz. Dünyanın farklı ülkelerine ve bölgelerine ait çekirdekleri; aromalarını kaybetmeden öğütüyor, taptaze paketliyoruz.

Nefis kokuları ve leziz tatlarıyla hayranı olacağınız 3. nesil kahve kültürünü istediğiniz periyotlarda evinize ya da ofisinize taşıyoruz.

Kahvenin Tarihi

Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen kahve, anavatanı Etiyopya olan Coffea isimli bir ağacın meyvesidir. Beyaz çiçekleri olan ve meyveleri kiraza benzeyen ağaç, ekvatorun 30 derece güneyi ve 25 derece kuzeyi arasında kalan yengeç-oğlak dönenceleri arasında yetişir.

Bu ağacın meyveleri toplandıktan sonra çekirdekleri ayrılır; çekirdekler kavrulur ve tüketime hazırlanarak toz haline getirilir. Arapça kökene sahip “qahwah” kelimesi ise “keyif veren içecek” anlamına gelmektedir.

Kahvenin ortaya çıkışı ile ilgili bilinen ilk efsane, Kaffa bölgesindeki bir çobanı konu alır. Milattan sonra 600-800 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Kaldi isimli çoban çalılardaki kırmızı meyveleri yedikten sonra hayvanların daha çok hareket ettiklerini fark eder. Bu durumu gören Kaldi, meyveleri kendi de yer ve verdiği enerjiyi deneyimleyince başkalarına da anlatır.

Böylelikle insanlar bu mucizevi meyveyi hayatlarına dahil etmeye başlar. Ardından kahve kültürü günümüze kadar gelişerek gelir. Etiyopya’da kahve çekirdekleri kaynatılarak suyunun tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlamasının da Arap Yarımadası’nda bu meyvenin yayılmasında etkili olduğunu söylemek mümkün.

Türkiye’nin bu sihirli meyve ile tanışması ise Osmanlı Dönemine denk gelmektedir. 1400’lü yıllarda Yemen’de vali olan Özdemir Paşa, yaşadığı yerde bolca içtiği kahveyi İstanbul’a getirir. Bu içecek sarayda da çok sevilir. Hatta sarayda padişaha kahve takdim eden “kahvecibaşılık” ortaya çıkar.

Türklerin bu tozu güğüm ve cezvede pişirmesi ile kadifemsi köpüğe sahip lezzetli mi lezzetli Türk kahvesi ortaya çıkar. Rivayete göre kahve falı da saraydaki cariyelerin normalde konuşmaya cesaret edemedikleri konuları daha rahat dile getirebilmek için buldukları yöntemle ortaya çıkar.

Kiva Han adındaki ilk kahveci ise 1475’te İstanbul’da açılır. Bu kültürün Osmanlı Devleti’ne taşınmasından yaklaşık 100 yıl sonra İstanbul’da kahveyle tanışan Venedikli tüccarlar bu lezzeti Avrupa’ya da taşır. Ardından 1645’te Avrupa’nın ilk kahvecisi İtalya’da açılır.

Günümüzde Viyana kahvesi olarak bilinen espresso ve çırpılmış kremayla yapılan tarif de bu kültürün imzası haline gelmiştir.

Filtre Kahvenin Tarihi

Günümüzde en çok tüketilen içeceklerden biri filtre kahve. Her ne kadar bugün bildiğimiz şekline 1908’de gelmeye başlamış olsa da insanlar bu tarihten önce de ipek bez ve seramik delikli demlikler kullanarak kahveyi filtreleyebiliyordu. Fakat bu yolda atılan ilk adım içeceğindeki telveden haz etmeyen Amalie Auguste Melitta Bentz tarafından atıldı.

Alman ev hanımı Melitta, kullanılan süzgeçlerin tanecikleri yeterince iyi filtreleyemediğini; ketenin zor temizlendiğini ve kahve taneciklerinin suyun içinde kaldıkça içeceğin tadını acılaştırdığını düşündüğü için buna bir çözüm bulmak istedi.

Oğlu Willy’nin ödev kitabından bir sayfa kopararak deney yapan kadın, bu yöntemi kullanarak filtrelediğinde içeceğinin daha lezzetli olduğunu ve temizlik işinin de oldukça kolaylaştığını fark ederek bunu işe çevirdi.

1908’de geliştirdiği sistemin patentini alan Melitta’nın şirketi günümüzde hâlâ satış yapmaya devam ediyor. Biz de oldukça pratik filtre kahve kağıdı sayesinde nitelikli kahvenin tadına varabiliyoruz.

3. Dalga Kahve Ne Demek?

Kahve, modern dünyada üç döneme ayrılır. Birinci dalga (birinci nesil ya da birinci jenerasyon da denir), suda çözünen ve hızlıca tüketilebilen kahveleri kapsar. Buradaki temel amaç kafein ihtiyacını gidermektir.

İkinci dalga (ikinci nesil ya da ikinci jenerasyon), mekan ve sunum şekliyle kahveyi kafein ihtiyacından çıkararak daha keyif odaklı bir yere koyar. Şu anda her köşe başında gördüğümüz kahve zincirleri de bu dalganın temsilcileridir.

Üçüncü dalgada ise bitkinin yetiştiği ve aromasını aldığı toprak, içinde bulunduğu iklim şartları, çekirdeklerin işleniş, kavrulma, öğütülme ve demlenme şekli hep birlikte önem kazanır. Yani kısaca 3. nesil, 3. dalga ya da 3. jenerasyon kahve için gastronominin ön plana çıktığı bir kültür diyebiliriz.

Kahve Çeşitleri

Yapılış şekline göre pek çok kahve çeşidi bulunmaktadır. Aslında bu kahveler genel olarak espresso ve filtre kahvenin farklı varyasyonlarıdır diyebiliriz. Damak tadınıza göre şurup, süt köpüğü ve süt ekleyerek bambaşka lezzetler elde edebilirsiniz.

Gerçek İtalyan kahvesi olarak bilinen espressonun, hazırlaması kolay olduğu için adını “ekspres” kelimesinden aldığı düşünülmektedir. Bir başka ve daha fazla kabul gören düşünce ise basınçla hazırlandığı için ismini “press” kelimesinden aldığı yönündedir.

Espresso kahve makinesi yardımıyla hazırlanan bu kahve yoğun kafein içermektedir. Espressonun üzerine ısıtılmış süt ve süt köpüğü ekleyerek latte hazırlayabilirsiniz. Bu kadar sütlü kahve damak tadınıza hitap etmiyorsa süt miktarını azaltıp köpüğü tariften çıkararak Avustralya’nın ünlü flat white’ını elde edebilirsiniz.

Aynı şekilde latteye sütü az, köpüğü bol koyduğunuzda aslında cappucino hazırlamış olursunuz. İtalyanca benekli anlamına gelen macchiato hazırlamak için iki shot espressonun üzerine bir kaşık kadar süt köpüğü ekleyebilirsiniz.

Mocha yaparken de 2 shot espresso, 2 shot çikolata ve süt köpüğü kullanmanız yeterli. Dilerseniz tabii ki başka şuruplar kullanarak aroması farklı mocha çeşitleri yapabilirsiniz.

Filtre kahve, çekirdeklerin öğütüldükten sonra suyun kağıt ya da metal bir filtre yardımıyla süzülerek demlenmesiyle hazırlanır. French press ya da kahve makinesi kullanarak kolayca hazırlanabilen bu kahve çeşidi espressoya göre daha hafif olduğu için pek çok kişi tarafından tercih edilmektedir.

Örneğin filtre kahveye alışık olan Amerikan askerlerinin espressoyu çok sert bulduğu için türettiği diğer bir çeşit Americanodur. 1 ya da 2 ölçek espressoyu büyük bir fincana koyduktan üzerini sıcak suyla tamamlayarak Americano hazırlayabilirsiniz. İki shot espresso ve filtre kahveyi bir araya getirerek black eye denilen çok sert kahve çeşidini elde edebilirsiniz.

Kahve Çekirdekleri Arasındaki Farklar ve Kahve Fiyatları

Arabica, robusta, liberica ve excelsa olmak üzere dört ana çekirdek çeşidi bulunuyor olsa da kahve üretiminin %60’ı Arabica çekirdeklerden oluşmaktadır.

Coffea Arabica, Güneybatı Etiyopya’daki dağlık alanlarda yetişen, nemi ve sıcağı seven bir ağaç türüdür. Bu çekirdekler antioksidan bakımından zengindir, kafein içerir, bazı vitamin ve mineralleri bünyesinde barındırır.

Arabicadan sonra ise robusta gelmektedir. Daha çok Afrika ve Endonezya’da yetişen Coffea Canephora ağacının meyvelerinden elde edilir ve iki kat fazla kafein içerdiği için Arabicaya göre daha serttir. Robusta kilo vermek konusunda size yardımcı olabilir.

Daha az kullanılan Coffea Liberica, Malezya ve Batı Afrika’da yetişen büyük meyveli bir ağaçtır. Lezzeti diğer çekirdekler kadar iyi olmadığı için tek başına pek tercih edilmez, bunun yerine çeşitli karışımlarda kullanılır.

Coffea Excelsa ise Güney Asya ülkelerinde yetişmektedir ve yoğun aromalı olduğu için tıpkı liberica gibi harmanlarda kullanılmaktadır.

Mithra Coffee Kahve Çeşitleri

Mithra Coffee’de Guatemala, Colombia, El Salvador, Honduras, Brezilya, Kenya, Etiyopya, Burundi, Nikaragua gibi ülkelerin farklı bölge ve çiftliklerine ait nitelikli kahveler satılmaktadır.

Tamamı %100 Arabica olan bu filtre kahveler; aroma, tat notaları, asidite, gövde ve sertlik bakımından bambaşka profillere sahiptir. İdeal kahvenizi bulabilmek için tadım setlerimizi deneyebilir, kahve aboneliği başlatabilirsiniz.

Mithra Coffee’den yapacağınız alışverişlerde demleme yöntemine göre öğütme şeklini kendiniz seçebilirsiniz. Sifon yöntemi ve moka potta en kaliteli sonuca ulaşabilmek için orta-ince öğütülmüş, damlama yöntemi için orta öğütülmüş, kahve pressi için kalın öğütülmüş, cold brew için ekstra kalın öğütülmüş kahve kullanabilirsiniz. Evinizde kahve öğütücü bulunuyorsa çekirdek kahve satın alıp kullanımınıza göre taptaze öğüterek kullanabilirsiniz.

Mihtra Coffee ile evinizde v60, French press ya da makine kullanarak başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Dilerseniz sütlü filtre kahve, soğuk kahve, buzlu kahve gibi değişik tarifler de deneyebilirsiniz.

Filtre Kahve ve Granül Kahve Arasındaki Fark Nedir?

Hazır kahve olarak da adlandırılan granül kahve, robusta çekirdeklerin öğütülüp çeşitli işlemlerden geçtikten sonra kalan posanın farklı koruyucular ve katkı maddeleriyle bir araya getirilmesiyle ortaya çıkar.

Raf ömrü uzun ve suda çözünerek hızlıca içilebilir oluşu sebebiyle insanlar tarafından tercih edilmektedir. Filtre kahve ise genellikle Arabica çekirdeklerle, çeşitli ekipmanlar kullanılarak hazırlanır. Aynı zamanda katkı maddesi içermediği için hazır alternatifine göre çok daha sağlıklıdır.

Filtre Kahve Nasıl Demlenir?

Bu yöntemle kahveden maksimum kalitede sonuç alabilmek için kullandığımız çekirdek, su, sıcaklık ve ekipmanlar oldukça önemlidir.

Lezzetin dolu dolu olmasını sağlamak ve aromaları net bir şekilde alabilmek için içme suyu kullanarak; ekipmanları kullanım öncesi sıcak suyla ısıtarak ve kahveyi kaynar suyla yakmayarak ilk adımı atabilirsiniz.

  • French press kullanacaksanız önce suyu kaynatın.
  • Kaynayan suyu French press ve fincanlarınızın ısınması için kullanabilirsiniz. Yaklaşık 45-50 saniye beklediğinizde suyunuz ideal olan 90 santigrat dereceye gelecektir.
  • Bu aşamada pressinize 1.5 tatlı kaşığı kadar kahve koyup üzerine suyu üzerinde gezdirerek ilave edebilirsiniz.
  • Ardından kapağı kapatıp 4 dakika kadar bekleyin. Son olarak kahvenizi süzüp servis edebilirsiniz.

Filtre kahve makinesi kullanacaksanız öncelikle su haznesini içeceğiniz bardak sayısından biraz daha fazla olacak şekilde doldurmalısınız. İçme suyu tercih etmeniz içeceğinizin tadının daha lezzetli olmasını sağlayacaktır.

Son olarak filtreyi yerleştirin ve öğütülmüş kahveyi 1 bardak için 10 gram olacak şekilde hazneye koyun. Demlenme işlemi sona erdikten sonra birkaç dakika beklerseniz içeceğiniz demini tam olarak almış olur.

Kahvenin Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Türkiye’de kahve tüketiminin son beş yılda %13,2 arttığını göz önünde bulundurursak bu yükseliş trendinin sebepleri arasında sağlık için faydalı oluşunu da gösterebiliriz. Tabii ki aklımıza ilk olarak enerji veriyor ve zihnimizi daha dinç tutuyor oluşu gelse de bu sihirli meyvenin insan sağlığı için pek çok faydası bulunuyor.

  • Kafein uyarıcı olduğu için sinir sistemini harekete geçirir; kan basıncını yükseltir, kalp atışını hızlandırır ve böylelikle enerji seviyesini yükseltir.
  • Kan akışının hızlanması beyindeki hücrelerin sağlıklı kalmasını sağlar; parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir.
  • Aynı şekilde kan akışının hızlanması ve hücrelerin korunması sayesinde karaciğer sağlığı da gelişir.
  • Yapılan bazı araştırmalar fiziksel egzersizlerin yarım saat kadar öncesinde içilen bir fincan kahvenin performansı %10 seviyelerinde arttırdığını ortaya koyuyor.
  • Metabolizmanın hızlanmasını sağlayan bu sihirli içecek yağ yakım hızını artırabilir.
  • Dengeli kahve tüketimi, insülin direncini azaltarak tip-2 diyabet hastalığının önüne geçmeye yardımcı olabilir.

Doğadaki her şeyin dengeli kullanılması, aşırıya kaçılmaması gerek. Kahvenin de aşırı tüketimi vücudumuzda olumsuz etkilere sebep olabilir. Kahvenin zararları ise şu şekilde:

  • Kafein uyarıcı bir madde olduğu için düzenli kullanımda bağımlılık oluşturabilir.
  • Uyarıcı maddeler uykusuzluk, kaygı ve panik bozukluk gibi problemlere sebep olabilir.
  • Tansiyonu artırabilir.

Kahvenin faydaları ve zararları konusunda tedbirli olmak bizim elimizde. Aşırıya kaçmayan (günlük bir ya da iki fincan olarak düşünebiliriz) tüketim, fiziksel ve mental sağlığa olumlu etki edecektir. Kalori alımını sınırlamak için krema, süt, şurup, şeker ve tatlandırıcıdan uzak durabilirsiniz.

Kafein tüketimi konusunda sıkıntı yaşıyor fakat lezzetten de vazgeçemiyorsanız kafeinsiz kahve deneyebilirsiniz. Aynı zamanda içtiğiniz miktarın iki katı kadar su içebilirsiniz. Böylelikle vücudunuz kafeinin zararlı etkilerine karşı daha dayanıklı olacaktır.

S: ☕ Dünya kahveleri nelerdir? Granül kahveden farkları nelerdir?
C: Dünya kahveleri, kahve kuşağında yer alan ve kalitesiyle söz sahibi olan ülkelerin seçkin çekirdeklerinden elde edilen kahvelerdir. Nitelikli kahve olarak da isimlendirebileceğimiz dünya kahveleri ile granül kahve arasındaki temel farklar; doğallık, lezzet ve kalitedir.

Gerçek kahve çekirdekleri yani dünya kahveleri suda çözünmezken granül kahve gördüğü kimyasal işlemler sebebiyle suyun içinde çözünür. Üstelik aromasız, tatsız ve oldukça da sağlıksızdır. Dünya kahveleri ise sahip olduğu mineraller ve vitaminler ile oldukça faydalıdır.

S: 🤔 Neden dünya kahvelerini tercih etmeliyiz?
C: Dünya kahvelerini; kalitesi, zengin besin değerleri ve aroması sebebiyle tercih etmelisiniz. Çünkü dünya kahvelerinden biriyle demleyeceğiniz kahve, size bir fincan kahveden daha fazlasını sunar; sağlık, huzur, mutluluk ve keyif.

Mithra Coffee ile dünya kahvelerine en hızlı şekilde ulaşabilirsiniz!

S: 😋 Damak tadımıza göre hangi dünya kahvesini tercih etmeliyiz?
C: Damak tadına özel kahve arayanlar için birbirinden lezzetli önerilerimiz var. Çiçeksi notalardan hoşlananlara Tanzanya Kilimanjaro kahvesini; meyvemsi notalardan hoşlananlara Ethiopia Adado kahvesini, çikolata ve baharat notalarından hoşlananlara ise Ethiopia Sidamo kahvesini tavsiye ederiz. Eminiz bu lezzetli aromalar kahve keyiflerinizin vazgeçilmezi olacaklar.
S: 🎯 Kahve alırken nelere dikkat etmeliyiz?
C: Kahve alırken hataya düşmek istemiyorsanız birkaç küçük noktaya dikkat etmelisiniz. Öncelikle ülkeden ziyade kahvenin yetiştiği yöreye dikkat etin. Çünkü kahvenin kalitesi yetiştiği yöreyle ilgilidir. Bunun dışında; yetiştiği yüksekliğe, gövde yapısına, asidite oranına, içim özelliğine ve tadım notalarına dikkat etmelisiniz.