Mithra Coffee and Tea Co.’nun eşsiz lezzetteki çayları ile aromatik bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Dünyanın dört bir yanından seçtiğimiz bitki çaylarını özenle harmanlayıp siz çay severlerin beğenisine sunuyoruz.

Çay Nedir?

Bitki biliminde adı camellia sinensis olan ve theaceae familyasına dahil olan çay, subtropik ve tropik iklime sahip, genellikle dağlarda yetişen, yaprak ve tomurcukları ile içecek yapılan bir bitki türüdür.

Bitkinin farklı bölümleri kullanılarak ve çeşitli işlemlerden geçirilerek yeşil, beyaz, sarı, siyah, oolong, matcha vb. üretilir. Çay, bitkinin ismi olmasına karşın sıcak suyla demleyerek hazırladığımız sıcak içeceklerin bir kısmını da karşılamaktadır. Örneğin ada çayı, ıhlamur, kuşburnu, hibiskus, rooibos gibi içecekler de çay ismini almasına rağmen camellia sinensis bitkisiyle herhangi bir bağı bulunmamaktadır.

Çay bitkisi morfolojik olarak 3’e ayrılmaktadır. Çin çayı olarak bilinen sinensisin yaprakları 1-2 cm genişlikte ve 4-7 cm uzunluktadır. Bu ağaç oldukça dayanıklıdır, aromalı ve kaliteli yapraklar verir.

Assamica olarak da bilinen Assam çayı, Çin çayına göre daha büyük yapraklara sahiptir. Soğuk ve kurağa karşı dayanıksız olsa da uygun şartlarda yetiştirildiği takdirde daha çok verim alınabilir.

Cambodiensis olarak anılan Kamboçya çayı ise yaprak bakımından bu ikisinin arasında yer alır ve diğerleriyle benzerlik gösterir.

Ağaçlar nemli ve sıcak iklimlerde yıl boyu sürgün verir. Düzenli olarak budanması hasat işlemini kolaylaştırmaktadır. Soğuk dönemlerde ağaç dinlenme dönemine girer ve kesintili olarak sürgün verir.

Siyah Çayın Diğerlerinden Farkı Nedir?

Çay yaprakları toplandıktan sonra soldurma, kıvırma, fermantasyon, sabitleme, sarartma, şekillendirme, kurutma gibi çeşitli işlemlerden geçer. Bu aşamaların şekli ve sayısına göre fermente edilmiş, yeşil, sarı, beyaz, siyah ve oolong çayları elde edilir. En az işlemden geçen beyaz çay oldukça değerlidir.

Soldurma işlemi, yaprakların içindeki suyun azaltılmasını sağlar ve esneklik kazandırır. Bu sayede şekil verme aşamasında kırılma gibi durumların yaşanması önlenir. Kıvırma aşamasında yaprakların içindeki uçucu yağlar açığa çıkmaya başlar.

Oksidasyon işlemi yeşil, beyaz ve siyah çayı birbirinden en net ayıran işlemdir. Oksitleme sonucu yapraklar kararır ve aroması güçlenir. Oksidasyonun ilerlemesini durdurmak için pişirme işlemi uygulanır ve böylelikle yapraklardaki nem oranı daha da azalır.

Siyah çay, soldurma işleminin ardından parçalanır, fermente edilir, sarılır ve kurutulur. Böylece diğerlerine göre daha buruk ve yoğun aromalı tadı ortaya çıkar.

Oolong çayı savurma işlemiyle parçalanır, kısmi olarak okside edilir, sabitlenir, sarılır, kurutulur ve yakılır. Beyaz çay, parçalama ve fermantaston işlemlerinden geçmeden sabitlenir, sarılır ve kurutulur. Yeşil çay da aynı şekilde parçalama ve oksidasyon işlemlerinden geçmez, sabitlenir, şekil verilir ve kurutulur.

Çayın Tarihi

Kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası olan çay, dünyada ilk kez Çin’de ortaya çıkmıştır. Milattan önce 2700’lere dayanan bir tarihe sahip olan çay, oldukça köklü bir geçmişe sahiptir.

Bir rivayete göre çay ilk kez İmparator Shenn Nung tarafından keşfedilmiştir. Shenn Nung, bir gün bir çay ağacının altında elinde sıcak su dolu bir kase ile oturur. O sırada ağaçtan kopan birkaç çay yaprağı İmparator Shenn Nung’un elindeki kasenin içine düşer. Yaprakların sıcak suya verdiği renk ve aroma Shenn Nung’un çok hoşuna gider. Shenn Nung bunu içtikten sonra şifa bulduğuna inanır. Bunun üzerine çay, ilk kez Çin’de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanır.

İlk olarak medikal alanlarda kullanılan çay zamanla Çin’in diğer milletlerle olan ticaretinin gelişmesi ile birlikte ticari bir unsur haline gelir. Fakat çayın Çin’den diğer ülkelere yayılmasındaki en büyük etken Japonlar olmuştur.

MS 8. yüzyılda Çin kültürünü inceleyebilmek adına Çin’e gelen Japon rahipler çayı çok beğenmişler ve kendi ülkelerine götürmüşlerdir. Japon halkı tarafından çok sevilen çay zamanla onların önemli protokol toplantılarında seremoni halini almıştır. Japonya’dan Hindistan’a, Hindistan’dan İran’a yayılan bu içecek ancak 17. yüzyılda Avrupa’da tanınır hale gelmiştir.

İngiltere, İspanya, Fransa ve Hollanda çay ile tanışan ilk Avrupa ülkeleri arasında yer almaktadır. Avrupa ülkelerinin çayla tanıştığı tarihlerde Rusya da Çin’den gelen ticaret kervanları aracılığıyla çay ile tanışmıştır.

Türkler ise çayı ilk kez 19. yüzyılda tanır. Hacı Mehmet İzzet Efendi 1879 yılında yayımladığı “Çay Risalesi” adlı eserinde çay ve çayın faydaları hakkında geniş bir bilgi vererek sıklıkla tüketilmesini tavsiye eder.

Çay ülkemizde tanınmadan evvel tam bir kahve tiryakisi olan ülkemizde bugün sudan sonra en çok tüketilen içecek çaydır.

Çay Çeşitleri

Dünya üzerinde çeşitli bölgelerde yetişen pek çok çay çeşidi bulunmaktadır. Bu çay çeşitleri arasında hem dünyada hem de ülkemizde en çok tanınan çay çeşitleri arasında ise yeşil çay, papatya çayı, matcha, beyaz çay, kuşburnu çayı, mate çayı, sarı kantaron çayı, rooibos çayı, yasemin çayı, seylan çayı, oolong çayı, kombucha, passiflora çayı yer almaktadır.

Peki bu çay çeşitleri tam olarak nedir ve nasıl bir içeriğe sahiptir? Gelin hep birlikte en temel çay çeşitlerine yakından göz atalım.

Camellia Sinensis Kökenliler

Yeşil Çay

Ülkemizde en çok tanınan bitki çayları arasında yeşil çay üst sıralarda yer alır. Yeşil çay camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde edilir. Siyah çayın aksine fermente edilmeden üretilen yeşil çay açık yeşil rengini korur.

Lezzetli aroması ve kendine has tadıyla çok sevilen yeşil çayı hazırlaması da oldukça pratiktir. Birkaç dakika içinde demleyebileceğiniz yeşil çayı gün içinde en fazla iki fincan olacak şekilde tüketebilirsiniz.

Yüksek antioksidan oranıyla insan sağlığı açısından oldukça faydalı olan bu bitki çayı popülerliğini gün geçtikçe daha çok arttırmaktadır.

Matcha

Matcha, gölgede yetiştirilen kaliteli yeşil çay yapraklarının değirmenlerde öğütülerek toz haline getirilmiş halidir. Bitkinin gölgede ve serin ortamda yetişmesi salgıladığı klorofil miktarını arttırarak yoğun yeşil renge ve lezzetli bir tada sahip olmasını sağlar.

Yapraklar ne kadar kaliteli olursa içeceğinizin lezzeti o kadar tatlı ve iyi olur. Bambu çırpıcıyla doğru şekilde karştırıldığında köpüklü ve kremsi bir dokusu olur.

Oolong

Geçirdiği işlemler ve sahip olduğu tat açısından yeşil ve siyah çay arasında kalan oolong, kısmi oksidasyon geçirir. Bu yüzden de kısa süre okside edilen yapraklar işlem sonunda yeşil çaya, daha uzun süre okside edilen yapraklar ise siyah çaya benzer.

Kurutulduktan sonra süt buharında bekletildiğinde çok sevilen milk oolong çayı ortaya çıkar.

Lady Grey

Sri Lanka’da üretilen birinci sınıf seylan çayının portakal kabuğu ve mavi kantaron çiçeğiyle harmanlanmış halidir. Bergamotlu çay sevenlerin beğeneceği narenciye notalarına sahiptir. Earl Grey’in daha hafif bir alternatifidir.

Moroccan Mint

Taze yeşil çay ve nane yapraklarıyla hazırlanan bu çay Fas’ın geleneksel içeceklerinden biridir. Ferah tadı sayesinde günün her saati keyifle tüketebileceğiniz bu içeceği dilerseniz şekerle ya da balla tatlandırabilir, içine biraz ada çayı da ilave edebilirsiniz.

Sıcak suyu bardağa yüksekten dökmeniz içeceğinizin daha köpüklü ve oksijen aldığı için daha lezzetli olmasını sağlayacaktır.

Jasmine Pearls

Yeşil çayın elle toplanan tomurcuk ve en üst iki yaprağının yasemin çiçeğiyle sarılarak inci topları haline getirilmesiyle hazırlanan çok özel bir çaydır.

Elle sarıldığı ve işlemin ardından ısı verildiği için uzun süre kaybolmayan çiçeksi aromasıyla tazelik veren, rahatlatıcı bir içecek hazırlamanızı sağlar.

Blossom Tea (Jasmine Rose)

Yüksek kalitedeki camellia sinensis yapraklarının yasemin ve gül çiçeklerinin etrafına elle dikilmesiyle hazırlanır. Ortaya çıkan top şeklindeki çay, sıcak suya bırakıldığında adeta çiçek açarak tüm aromasını verir.

Bir adet blossom tea ile 4 fincan çay demlenebilir.

Kombucha

Son dönemlerde giderek popülerleşmeye başlayan kombucha, aslında Doğu Asya’da 2000 yıldır kullanıldığı düşünülen bir içecek. Çayın mayayla fermente edilmesiyle hazırlanan bu probiyotik içecek, özellikle sindirim sistemi üzerinde çok büyük faydalara sahip.

Bu içeceğin günlük olarak 100 ml ile başlayıp zamanla en fazla 300 ml olacak şekilde tüketilmesi önemlidir. Aksi takdirde fazla probiyotik alımı vücuttan yararlı maddelerin kontrolsüz atılmasına sebep olabilir.

Diğer Bitki Çayları

Rooibos

Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki dağlarda yetişen rooibos, içerisinde pek çok mineral barındırır. Bu bitki aynı zamanda kızıl çalı olarak da bilinir. Yüksek antioksidan içeriği sayesinde sağlık için oldukça faydalı bir bitkidir.

Tatlı ve yumuşak tadı sayesinde günün her saati tüketilebilir. Aynı zamanda zayıflamaya yardımcıdır. Sıcak dönemlerde buzla soğuk çay olarak hazırlanabilir; soğuk aylarda ise içerisine portakal kabuğu, karanfil ve tarçın eklenerek güzel bir kış çayı hazırlanabilir. Diğer taraftan en önemli özelliklerinden biri kafein içermemesidir.

Hibiskus

Zayıflama çayı olarak da destekleyici görev gören hibiskus, Türkçe’de hatmi çiçeği adıyla geçmektedir. İştahı kontrol altında tutar. Aynı zamanda metabolizmayı da hızlandırır. Yüksek C vitamini oranıyla kış çayı hazırlarken hibiskusa da yer verebilirsiniz.

Suya verdiği renk çok canlı bir kırmızıdır. Bu yüzden sunum hazırlarken hibiskus çayı daima ön plana çıkar. Yazları buzlu halini kırmızı meyvelerle karıştırarak tüketebilirsiniz.

Papatya

Kafein içermeyen papatya bitkisi aynı zamanda yüksek miktarda antioksidan içerdiği için sağlığa faydalıdır. İçeriğindeki apigenin isimli madde sayesinde eski zamanlardan bu yana uykusuzluk probleminin çözümünde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra papatya, kaynatılıp içildiğinde bulantı ve gaz gibi problemlerin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Rezene

Kafein içermeyen bir başka bitki de rezenedir. Maydanozgiller ailerisinde bulunan bu bitki potasyum, sodyum, kalsiyum ve fosfor gibi yararlı minerallerin yanında A ve C vitaminleri açısından da zengindir.

Kasların gevşemesine yardımcı olan bu bitki baş ağrısı, regl ağrısı gibi sorunlara iyi gelir; mide ve bağırsakları rahatlatır. Tıpkı papatya gibi rezene çayı da sakinleştirici özelliğe sahiptir ve uyku kalitesini arttırır.

Kuşburnu

Kuşburnu A, B, C, E ve K vitaminleri içeren; cilt, sindirim sistemi, solunum yolları üzerinde faydaları bulunan mayhoş tada sahip bir bitkidir. Antioksidan deposu olduğu için vücuttaki zararlı maddelerle savaşır ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Cilt sağlığın ve kaliteli uyku için akşam saatlerinde tüketebilirsiniz.

Mate

Zayıflatan çaylar arasında ismini en çok duyduğumuz mate ya da yerba mate, Güney Amerika’da yetişen bir ağacın yapraklarıyla hazırlanır. Pek çok vitamin ve mineral içeren bu bitki, doğal kafein içerir. Aynı zamanda kilo ve iştah kontrolü konusunda yardımcı olabilir. Fakat içeriğindeki zararlı olabilecek bileşenlerden dolayı dikkatli kullanılmalıdır.

Sarı Kantaron

Sarı kantaron, çok eski zamanlardan bu yana şifa amaçlı kullanılan bitkilerden biridir. Özellikle depresyon tedavisinde kullanılan bu bitki doğal bir yatıştırıcıdır. Aynı zamanda iltihapları önler ve vücudu mikroplara karşı korur.

Fakat bu bitkiyi kullanırken başka ilaçlar almamaya ve dikkatli beslenmeye özen göstermelisiniz.

Passiflora

Çarkıfelek çiçeği olarak bilinen bu bitki, Amerika’dan dünyanın çeşitli yerlerine İspanyol denizciler tarafından taşınmış. Stres, uykusuzluk, gerginlik gibi problemlerde kullanılır. Diğer taraftan yan etkisi az olduğu için hafif sorunlarda rahatça kullanılabilmektedir.

Herhangi bir bir bitki çayı demliği içine 1-2 gram kadar passiflora bitkisi koyup üzerine 150 ml sıcak su ilave ederek 10 dakika demleyerek sakinleştirici içeceğinizi hazırlayabilirsiniz.

S: Dünya çayları nelerdir? Normal çaydan farkı nedir?
C: Dünya çayları, farklı yörelerden seçilen bitki çayları için kullandığımız genel bir tabirdir. Dünya çayları arasında çayın başkenti Çin’den, çay denildiği zaman akla gelen ilk ülkeler arasında yer alan İngiltere’den, Fas’tan, İran’dan ve Güney Afrika’dan seçilen farklı bitki çayları mevcuttur. Normal çaydan farkı ise alışık olmadığımız aromalara sahip olmasıdır. Kısacası sıradan olmamasıdır.
S: Neden dünya çaylarını tercih etmeliyiz?
C: Siyah çay kültürümüzün vazgeçilmezlerinden biri. Fakat dünya çayları ile küçük keşifler yapmak ruhumuza da bedenimize de iyi gelecektir. Dünya çayları ile yeni lezzetler keşfedebilir; yeni lezzetlerle birlikte yepyeni kültürler tanıyabiliriz. Farklı bitki çeşitlerinin şifalı etkilerinden faydalanabiliriz. Aynı zamanda misafirlerimize sıra dışı lezzetler hazırlayabiliriz.
S: Damak tadımıza göre hangi dünya çayını tercih etmeliyiz?
C: Farklı lezzetler tatmak isteyenler için elbette damak tadına göre birkaç önerimiz var. Kafein tüketmek istemeyenlere hibiskus ve rooibos çaylarını tavsiye ederiz. Eğer mayhoş aromalardan hoşlanıyorsanız kesinlikle hibiskusu tercih etmelisiniz. Fakat rooibosun da vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olduğunu söylemeliyiz.

Ferahlatıcı lezzetlerden hoşlananlara Moroccan mint çayını; yumuşak lezzetlerden hoşlananlara blossom çayını; hoş kokulardan, narenciye ve turunçgil aromasından hoşlananlara Lady Grey çayını; rahatlatıcı lezzetlerden hoşlananlara ise jasmine pearls çayını tavsiye ederiz.

S: Çay alırken nelere dikkat etmeliyiz?
C: Çay alırken dikkat etmeniz gereken ilk ve en önemli mevzu o çayın içinde bulunan bitkiler. Çünkü çayın içinde bulunan herhangi bir bitkiye karşı alerjiniz olabilir. Bu sebeple çayın hangi bitkilerle zenginleştirildiğine dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

Dikkat etmeniz gereken ikinci konu ise çayın açık mı yoksa kapalı mı satıldığı. Açık paketlerde satılan çayları almamanızı tavsiye ederiz. Çünkü açıktaki bitki çayları toza ve hava kirliliğine maruz kalabilirler. Üretim tarihi ve son tüketim tarihine hepimiz dikkat ettiğimiz için bu noktalara değinme gereği duymuyoruz.